Kalp Atışından Sonra Düşük Olur mu?

Kalp Atışından Sonra Düşük Olur mu?
21 Nisan 2018 tarihinde eklendi, 2.521 kez okundu.

Gebelik sürecinde ilk üç ay hem en önemli hem de en dikkat isteyen dönemdir. Bu dönemde anne adayının son derece dikkatli olması gerekmektedir. Düşük meydana gelmesi anne adayının dikkatsizliği ya da tamamen dış faktörlerden kaynaklanan durumlar sonucunda ortaya çıkabilmektedir.

Günümüzde her dört gebelikten birinin düşükle sonuçlandığı düşünüldüğünde durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılacaktır. Düşük riski genel olarak hamileliğin 20. Haftasına kadar normal kabul edilir ya da en azından beklenir. 20. haftadan sonra oluşan bebek kayıplarında, bu duruma erken doğum adı verilir.

Düşük Riski ve Kalp Atışı

Bebeğin kalp atışları, gebeliğin 5 ve 6. haftalarında duyulmaya başlanır. Kalp atışı, önemli ve büyük bir gelişmedir. Kalp atışı duyulduktan sonra bebeğin düşme olasılığı ciddi anlamda azalmaktadır. Yine de kontroller önemlidir çünkü bebek yine de kaybedilebilir.

Kromozomal anomali adı verilen bir durum nedeniyle, bebek sağlıklı değilse kalp atışında durma meydana gelir. Anne adayının son derece üzüleceği bu durum, bebek açısından iyi bir durum olarak da düşünülmelidir. Çünkü bebeğin doğumu gerçekleştiğinde ciddi sakatlık riski ya da sağlık sorunları da beraberinde gelecektir. Bebeğin kalp atışları kanama olmaksızın da durabilmektedir. Bu durum ultrason cihazı ile yapılan kontrol esnasında anlaşılır. Ancak mutlaka birden fazla defa ultrasona girilmesi önerilmektedir. Bunun nedeni, bazen ultrason cihazında bebeğin kalp atışlarının duyulmama olasılığının bulunmasıdır. Bir sonraki kontrol olmadan kürtaj işleminin gerçekleştirilmemesi önerilir. Doktor, bebeğin kalbinin durduğundan kesin olarak emin olmalıdır.

Gebelik ilerledikçe hem bebeğin kalp atışları, hem de rahim ağzının açıklık derecesi sürekli kontrol edilmelidir. İlk üç ay sona erdiğinde düşük riski tıbbi olarak kaybolmaktadır ancak yine de gebeliğin son aylarında da sıkı kontroller erken doğum riskine karşı sağlanmalıdır.

Düşük Riski Nedenleri Nelerdir?

  • İlk üç ay dolmadan meydana gelen düşükleri genetik nedenlerle daha sık meydana gelmektedir. Genetik anomaliler kromozomlar aracılığıyla taşınır ve düşüğe yol açar.
  • Yaşı ilerlemiş kadınlarda gebelik, düşük riskini de beraberinde getirmektedir.
  • Bir hastalığın taşıyıcısı olan anne adaylarında, düşük olasılığı yükseltir. Bunun yanında rahim şekli ve yapısı ile ilgili farklılık ve sorunlar nedeniyle de düşük oluşabilmektedir.
  • Kanı çok cıvık olan kadınlarda, kan pıhtılaşması sorunu yaşayan anne adaylarında düşük olasılığı yüksektir. Bu nedenle de kan pıhtılaştırma ilaçları doktor tarafından bu durumlarda tavsiye edilmektedir.
  • Rahim ağzının genişliği çok fazla olan kadınlarda, bebeğin rahimde kalamama durumu da sık görülen bir düşük nedenidir.

Psikolojik açıdan yıkıcı etkisi fazla olan düşük tehdidi, anne adayında ciddi anlamda strese de yol açabilmektedir. Bu da düşük riskinin daha da artmasına yol açmaktadır. Bu nedenle bu süreç doktorun kontrolü altında geçirilmeli, annenin sağlığının çok daha önemli olduğu unutulmamalıdır.

Etiketler:

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KONULAR
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Sayfa başına git